October 2010


bismillahBismillahirRahmanirRahim

DOĞRU OLMAYAN KİŞİ DİNDAR MÜSLÜMAN OLAMAZ

Mehmet Şevket Eygi Efendi – Milli Gazete

DOĞRU, dürüst, güvenilir, âdil olmayan Müslüman dindar ve sofu Müslüman değil, fâsık ve fâcir Müslümandır.

İyi bir Müslüman olmak için elbette namaz kılınacak, oruç tutulacaktır ama sadece namaz kılmak ve oruç tutmak yetmez. Namazın ve orucun yanında istikamet (doğruluk dürüstlük), yüksek ahlak ve fazilet de gerekir.

Sahte sofu namazını kılıyor, bol bol da haram yiyor. İmanı varsa o Müslümandır ama kötü bir Müslümandır.

Dindarlıkla, sofulukla şunlar bir yerde olmaz:

Yalan söylemek,

Halkı kandırmak,

Haram yemek,

Emanete hıyanet etmek,

Lüks ve israflı bir hayat sürmek.

Akşam namazını eda ettikten sonra altı rekat da nafile evvâbîn namazı kılıyor. Doğru dürüst, ahlaklı, faziletli, haram yemez bir Müslümansa ne mutlu ona. Ellerinden öperiz.

Haram yiyorsa, hırsızlık ve hortumlama yapıyorsa, saçı bitmedik yetimlerin hakkına el uzatıyorsa, Nemrud ve Firavun gibi lüks bir hayat sürüyorsa o bir fasık ve facirdir, o bir münafık ve müraîdir. Onun sahte sofuluğu Müslümanları aldatmasın.

Şu sözü unutmayınız:

“Kişinin namazı ve orucu sakın bizi zarara uğratmasın, yâni onun namazına ve orucuna hemen kanmayınız. Siz o kişinin parayla (dinarlar ve dirhemlerle) olan muamelesine bakınız.”

Namazını kılıyor, orucunu tutuyor ama para, maddî menfaat konusunda yalancı, sahtekar, üçkağıtçı, dolandırıcı, düzenbaz, hilekâr… Bu herifte veya karıda hayır yoktur. Böylesinin namazına ve orucuna kanan çok zarar ziyan eder.

Kur’ân’da “Sana nasıl emr olunduysa öyle dosdoğru ol” (Hûd sûresi) buyurulmuştur. Bu ayet indikten sonra Resul-i Kibriya aleyhi ekmelüttahaya Efendimiz “Hûd sûresi beni ihtiyarlattı” buyurmuşlardır.

Efendimiz kendisinden korkmuyordu, o, ismet sıfatıyla muttasıftı, Allah onu günahlardan, ayıplardan, çirkinliklerden korumuştu. O, kendisinden sonra gelecek Müslümanların durumundan endişe ediyordu.

Advertisements

bismillahBismillahirRahmanirRahim

29 Mart 1957 tarihinde Şam`da dünyayı teşrif eden Mehmed Adil Hakkanî (K.S.) Hazret-i Şeyh M. Nazım Kıbrısî ile 16 Kasım 2004 tarihinde dünyamızdan ayrılan eşi Hacı Amine Sultan`ın büyük oğludur.

Annesi komünizmin ülkelerinde başlattığı din karşıtı politikalar nedeniyle Türkiye üzerinden göç ederek Suriye’nin baş şehri Şam’a yerleşen bir Tatar ailesinin kızı olup aslen bugün Rusya Federasyonu içerisinde özerk bir cumhuriyet olan Tataristan Türklerindendir.

Çocukluk ve gençlik çağını Suriye’de geçiren Mehmed Adil Hakkani; tasavvufi eğitimini Abdullah Dağıstanî’den ve babası ve mürşidi Şeyh M. Nazım Kıbrısî’den aldı. İslami ilimlerdeki medrese eğitimini ise Suriye`nin başşehri Şam’da bulunan ehli sünnet alimlerinden alarak tamamladı.

Şeyh Mehmed Adil Hakkani uzunca bir süredir Hz. Şeyh M. Nazım Kıbrısî Hakkanî (K.S.) adına İstanbul`da taliblerin biatını kabul ederek tasavvufi yola intisab edilmesine vesile olmaktadır.

bismillahBismillahirRahmanirRahim

For the latest up to date sohbets and instructions of Sheikh Mawlana Nazim from his Dergah in Cyprus visit:

www.SALTANAT.org