Sunday, November 14th, 2010


bismillah

BismillahirRahmanirRahim

Mehmet Şevket Eygi Efendi – Milli Gazete 

SON elli yıl içinde İslâmî kesimde cihad edebiyatı yaygınlaştı ve hayli ucuzlatılıp sulandırıldı. Kur’âna ve Sünnete göre cihad kavramı ve değeri unutuldu, onun yerine mecazî mânâda cihad ve mücahidler geldi.

İman, İslâm, Kur’ân, Sünnet, Şeriat için yapılan etkili ve ihlaslı hizmetler de elbette (mecazî) mânâda bir tür cihad olabilir ama bu konuda sınırları aşmak yanlıştır.

Yakın tarihte Bediüzzaman Said Nursî bir tür cihad yapmış ve biiznillah tevfikat-ı ilahiyeye nail olmuştur. Risale-i Nur hareketi sayesinde nice insanımız imanını kurtarmış, ebedî saadet yolunu bulmuştur.

Merhum Üstad Bediüzzaman’ın kendisi gibi ihlâslı ve müstakiym has talebeleri de birer mücahid idiler. Onlar dünyaya sırt çevirmişler, ecir ve mükafatlarını sadece Allah’tan isteyerek çalışmışlardı.

Yakın tarihimizde din, iman, Kur’ân ve Şeriat için muhlisen lillah, garazsız ivazsız çalışan başka mânevî mücahidler de hizmet etmişlerdir. Şeyh Abdülhakim Arvasî, Erbilli Esad Efendi, Dersiamdan İskilipli Âtıf Efendi ve diğerleri. Kendilerini minnet ve teşekkürle anıyor, Hak’tan rahmet diliyorum.

Şer’î mesele dolayısıyla eski Ceza Kanunu’nun 163’ncü maddesi mucibince Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıp hapse mahkûm edilen, zindana atılan merhum (Şumnulu, Ezherli) Ahmed Davudoğlu hocaefendi de böyle bir mücahiddir.

Üstad merhum Necip Fazıl, dört yıla yakın bir müddet zindanlarda İslâm için, İman için, Kur’ân için çile doldurmuştur.O da manen mücahiddir.

İstiklâl savaşından sonra estirilen kızıl sarsar (fırtına) esnasında nice icazetli ulemâ, fukaha, müftü, şeyh, danişmend, mürşid-i kâmil, derviş adaletsiz mahkemelerde yargılanmış, kimisi idam edilmiş, kimisi zindanlarda çürütülmüştür. İnşallah bunlar da mücahid ve şehid sevabı alırlar.

İskilipli Âtıf Efendi ile aynı günde idam edilen Babaeski müftüsünü de bu meyanda rahmetle anıyorum.

Karanlık yakın tarihimizin bu mübarek şehidlerinin, mücahidlerinin birkaçını burada zikr etmiş bulunuyorum. İsimleri unutulmuş nice binlerce, on binlerce mücahid daha var.

Zamanımızda bunlara benzemeyen bir mücahid veya mütecâhid (mücahid bozuntusu) sınıfı türedi. Bunların bir kısmı işe mücahid olarak başladı, sonra bir de baktık ki, müteahhit olmuşlar, voliyi vurup köşeyi dönmüşler.

Bediüzzaman Said Nursî hazretleri bin sıkıntı içinde yaşarken üç salkım üzümü bile hediye olarak kabul etmezdi, zamane mütecahidleri fukara ve mesakîn-i Müslimînin hakkı olan zekatlara bile göz dikmişlerdir.

Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Hayber gazvesinde, bir çift pabucu gizleyen ve sonra şehid olan bir sahabinin cenaze namazını kılmamıştı. Bugünkü sahte mücahidler öyle bir pabuçla falan yetinmiyorlar, malı doların milyonu ile götürüyorlar.

İslâm’ın şanlı devirlerinde mücahidler küffar ile cihad ediyorlardı. Bugünün sahte mücahidleri Müslümanları soymakla meşguller. Ya Rabbi!.. Ne günlere kaldık!

Advertisements

bismillah

BismillahirRahmanirRahim

Mehmet Şevket Eygi Efendi – Milli Gazete

HükümetDiyanet İşleri Başkanını azl etmiş (makamından almış) ve yerine Mehmet Görmez’i tayin etmiş.

Lâiklik ne demektir? Devletle din işlerinin ayrılması demektir. Ne acayip!..Lâik rejimin siyasî iktidarı keyfince Diyanet İşleri Başkanı’nı azl ediyor, yerine yenisini tayin ediyor…

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti Ermeni patriğine karışabilir mi?

Rum patriğine karışabilir mi?

Yahudi Hahambaşısına karışabilir mi?

Masonların Üstad-ı Azamına karışabilir mi?

Bahaîlere karışabilir mi?

Alevî Dedelerine karışabilir mi?

Bunları azl edip yerlerine yenilerini tayin edebilir mi?

Eski Başkan Ali Bardakoğlu’nu az çok tanıyorduk…Yeni Başkan nasıl bir Müslüman acaba?..

Prof. Dr. Mehmet GÖRMEZ

Bizde son yıllarda bir “ele geçirme” modası veya salgını var.

Diyanet’i kimler ele geçirmek istiyor?

Cemaat ele geçirmek istiyor.

Fazlurrahmancılar ele geçirmek istiyor.

Bazı tarikatlar ele geçirmek istiyor.

Reformcular ele geçirmek istiyor.

Ehl-i sünnete uymaz ictihad ve fetvaları olan bir profesörün kliği ele geçirmek istiyor.

Diyalogçular ele geçirmek istiyor.

Bazı güçler Diyanet’i Ehl-i Sünnet ekseninden çıkartmak istiyor.

Diyanet Kürt ve Alevî açılımına âlet edilmek isteniyor.

Diyanet’in yan kuruluşu vakfın çok ama çok büyük bir mâlî potansiyeli var.

Yeni Diyanet Başkanı Mehmet Görmez’in meşrebi nedir?

Bir ara Diyanet’te hummalı ve yoğun bir hadîs çalışması başlatılmıştı. Bu çalışmaları veya ayıklamaları tenkit ettiğim için yıldırımları üzerime çekmiştim.Çok yüksek meblağda paralar harcanan bu işin amacı neydi? Birileri ne yapmak istiyordu?

Dünyaca meşhur BBC’de Diyanet’in hadis çalışmalarıyla ilgili röportajda neler yazılmıştı?

1400 yıllık İslâm tarihinde görülmemiş bir yenilik olarak Diyanet’e 13 bin kadın personel atanmıştır.

Büyük bir vilayetin müftü yardımcısı bir kadın Buharî’de yer alan bir hadîs için “Peygambere söyletmişler…” tabirini kullanmıştı.

Sinsi bir güç camilere aşırı miktarda sandalye doldurtmak istiyor, direnen imamlara baskı yapıyordu.

Genç kadın Kur’ân kursu hocalarından oluşan bir musiki heyeti kurulmuş, erkeklere konserler veriliyordu.

Bir cemaat, Dinlerarası Diyalog inancına bağlı imamlar tayin etme faaliyetlerine girişmişti.

Diyanet bir meâl çıkartmış, bunun nüshaları piyasaya verilmiş, sonra toplatılmış, bir müddet sonra piyasaya yeni şekliyle arz edilmişti. Bu işin içyüzü neydi?

Diyanet ile ilgili müfettiş raporları var? Bunlar hangi konulardadır?

Diyanet’in başına niçin Ömer Nasuhi Bilmen tipinde icazetli bir Ehl-i Sünnet âlimi getirilmiyor?