April 2011


bismillah

BismillahirRahmanirRahim

Advertisements

bismillah

BismillahirRahmanirRahim

 

Birinci doğru söz: İnsanlık alemi, bu dünya fitnesiz ve fesatsız olmaz.

İkinci doğru söz: İslam dünyası fitnesiz fesatsız olmaz.

Üçüncü doğru söz: Zaman zaman fitne fesat azalır.

Dördüncü doğru söz: Ahir zamanda fitne ve fesatlar çoğalır, genel ve yaygın bir hale gelir, çok bozukluk olur.

Beşinci doğru söz: Ahir zamanda büyük kıtaller (insan ölümleri ve öldürmeleri) olur, çok kan dökülür, çok sayıda insan vefat eder, çok yer harap olur. Hz. Mehdi’nin zuhurundan ve Hz. İsa’nın nüzulünden sonra istisnai olarak ya 7 sene, ya 40 sene sürecek bir altın devir gelir. Sonra fitne ve fesat yine başlar ve Kıyamet kopar.

Altıncı doğru söz: “Hayır her şey iyiye, doğruya gitmektedir. Durum çok parlak ve pembedir” diyenler ikiye ayrılır: (a) Saf ve temiz kimseler. (b) Bozuk düzeninin, kirli sistemin haram ve necis nimetlerini yiyerek şişen kara para sahibi fasık ve facir kimseler.

Yedinci doğru söz: Kur’ana, Sünnete, Şeriat’a, İslam ahlakının ölçü ve ilkelerine aykırı, zıt, ters olan hiçbir şey doğru değildir, iyi değildir, güzel değildir.

Sekizinci doğru söz: Din ve onun hükümleri asıldır, dünya işleri fer’idir.

Dokuzuncu doğru söz: Dünya sınav yeri ve meydanıdır. Müslümanlar dünyayı, dinin ölçü ve hükümlerine göre imar etmelidir.

Onuncu doğru söz: Sadece dünya işlerine yönelip, ahireti unutmak ve ona hazırlanmamak büyük gaflet ve sapıklıktır.

Onbirinci doğru söz: Ümmet bütündür. Cemaatler, tarikatlar, hizipler, fırkalar, gruplar, mezhep ve meşrepler parçadır.

On ikinci doğru söz: Bütün parça içine sığmaz… Parça bütünden daha önemli değildir… Parçanın bütün ile özdeşleştirilmesi büyük hatadır. Ümmet bütündür, cemaat veya tarikat parçadır…

On üçüncü doğru söz: Müslümanları, Allah’ın ve Peygamberin yolundan gitmeyen liderler, başkanlar, baronlar ve gayr-i kamil mürşidler kurtaramaz, selamete çıkartamaz.

On dördüncü doğru söz: Şeriata bağlı gerçek tarikat iyi bir şeydir. Tarikatlar ikiye ayrılır: (a) Şeriata sımsıkı bağlı olan, ondan kıl kadar ayrılmayan hak tarikatlar. (b) Şeriattan az veya çok ayrılmış bozuk tarikatlar.

On beşinci doğru söz: Kamil olmayan, Hz. Peygamberin icazetli vekili, varisi, halifesi durumunda bulunmayan mürşidler, rehberler, kılavuzlar, kendilerini kamil mürşid gibi gösterirlerse zarar verirler.

On altıncı doğru söz: Benlik, şöhret, riyaset, maddi menfaat için çalışan kimseler kamil mürşid değildir.

On yedinci doğru söz: Müslümanların başında bir İmam-ı Kebir yahut bir Emirü’l-mü’minin bulunması vaciptir.

On sekizinci doğru söz: Hadis: “Zamanındaki İmam’a biat etmeden ölen kimse, sanki cahiliyet ölümüyle ölmüş olur”.

On dokuzuncu doğru söz: Kötü, fasık-i mütecahir, isyankar, haram yiyen, benliğinin esiri, içinde nifak ve riya bulunan kötü Müslümanların İslam’a verdiği zararı hiçbir harbi kafir veremez.

Yirminci doğru söz: Ahmaklık en büyük beladır. Hz. İsa aleyhisselamın “Ben biiznillah ölüleri dirilttim ama ahmaklar için yapabileceğim bir şey yoktur” buyurduğu rivayet olunmaktadır.

Yirmi birinci doğru söz: Mu’temen, ehliyetli, liyakatli, müstaqim danışmanlara danışmadan iş yapanlar sonunda pişman olur.

bismillah

BismillahirRahmanirRahim

For more pictures, visit Osman Mia’s photostream:

www.flickr.com/photos/osmanmia/page140